8 Şubat 2013 Cuma

Pff...

       
Havalardan mıdır yoksa benim içime işleyen yorgunluktan mı bilmiyorum hiç uykumu açamıyorum. Bıraksalar günlerce aralıksız uyurmuşum gibi geliyor. Masa başında rüya görüyorum resmen, var mıdır bunun bi çaresi biri bana lütfen bu konuda yalnız olmadığımı söylesin ...
 

30 Ocak 2013 Çarşamba

Bugün ben...

 
Dipnot: resmin kaynağını malesef bulamadım :)

20 Şubat 2012 Pazartesi

Nice Yaşlara Kuzum...

Günlerce yapılan planlar düşünülen detaylar ve sonunda kutlanan ilk yaş günü... Bu hafta çok mu çok heyecanlıydı bizim için. Kızımın ilk yaşını kutlama fikri, çağrılacakların listesi, yapılacak ikramlar, kuzumun pastası bunların hepsi beni baya bir yordu ama değdi bütün yorgunluklara. Haftanın ilk günleri misafirlerimize ulaşıp davet etmekle geçti fakat An.karanın kara kışı yüzünden her an yağan kar ve kapanan yollarımız yüzünden tam sayıyı çıkarmak pek mümkün olamadı herkes havanın durumuna göre hareket edeceğini söyleyince benim işlerde hep tereddütle devam etti. Bunların üstüne evin temizliği, hazırlanması, ikramlar için alışverişlerin yapılması ve iki gün boyunca süren mutfak hazırlığı beni ve canım annemi baya bir yordu diyebilirim tabi bu kadar serzenişe rağmen yapılanlar içimize çok sindi her şey çok güzel oldu.
Daha dün gibi hatırladığım ilk ses ilk nefesten sonra kuzumun büyüyüp ilk yaşını kutluyor olması bir tuhaf etti beni; aslında zaman ne kadarda çabuk akıp geçiyormuş şimdi daha iyi anlıyorum. Her anında yanında olup her yaptığını her yeni hareketini görmüş olmak için elimden geleni yaptım ama yine de çok hızlı bir şekilde büyüyüp serpilmesine engel olmak mümkün olmadı. Bu aralar fazla duygusallaştım galiba :)
Neyse doğum günü kutlamasına geri dönmek gerekirse koşturmacayla geçen hazırlık aşamasından sonra yaklaşık kırk kişilik bir grupla; aile fertlerimiz ve sevdiğimiz dostlarımızla güzel bir akşam geçirdik. Boy boy çocuklar pür neşe şeklinde gülüp oynadılar tabi en küçükleri olan kuzum olan bitene tam olarak anlam veremese de onunda çok eğlendiği her halinden belli oluyordu. Yemeler içmeler bol bol hediyeler ve gülücüklerle dolu geçen bir günden sonra diyebileceğim tek şey kuzumun sağlıklı, huzurlu, mutlu nice yaşları olsun ve biz hep böyle güzel anılar biriktirelim...

8 Şubat 2012 Çarşamba

?!?!

Hani iki gündür bahsediyorum ya yeni işim yeni işim diye artık o işim yok dün akşam aldığım acil bir kararla bu şirketten ayrılmaya karar verdim. Biliyorum ciddi bir karar ama hayatımın değerlerini insanların bencillikleri aldında ezdirmemeye sözüm var. Kısa sürede yeni bir yeni iş bulmak niyetiyle ne diyeyim Hayırlısı...

7 Şubat 2012 Salı

Çok işim var çok...

Yeni işime alışma dönemi dışında şu aralar kafamı fazlasıyla meşgul eden başka bir konum var minik kuzumun yaklaşan doğum günü. Kızımın ilk yaş gününde tüm sevdiklerimiz bir arada olalım istiyorum. Eksiksiz olarak çağırılacakların listesinin çıkarılması, hazırlanacak yiyecek ve içeçekler ve en önemlisi de pasta:)
Kafamda bir çok şey yaratıyorum sonra vazgeçiyorum en iyisi nasıl olur bi türlü karar veremiyorum. Fikirlerinize ihtiyacım var bugünü daha keyifli ve unutulmaz hale getirmek için neler yapsam. Ayrıca Ankarada güzel pasta yapan yer fikrine de ihtiyacım var yardımlarınızı rica ediyorum...

Foto burdan

4 Şubat 2012 Cumartesi

Özlemişim...

Şöyle bir baktımda en son buralara uğradığımda iki aylık evliymişim şimdi ise ikinci senemize girdik ve hayatımız ciddi anlamda değişti artık bir bebeğimiz minik kızımız kuzumuzda bizimle.
Bu dönemde blog dünyasından uzak kalmadım herkesin yazdıklarını okumaya devam ettim ama yazmak için uygun zaman henüz gelmemişti. Artık taşlar yerine oturmaya başladı ve bende buraya yazmaya geri döndüm daha düzenli yazmaya fırsatım olacak bunu biliyorum. Özlemişim...

13 Nisan 2010 Salı

Seneler sonra konan bir nokta...

Son aylarda yoğunlaşan krizin etkileri beni ve işimide etkiledi. Sabrettim, bekledim olmadı ve onbir sene çalıştığım şirketle yollarımı ayırmak zorunda kaldım. Artık evimin kadını şeklinde günlerimi geçiriyorum. Bakalım hayat bana neler getirecek. Daha hayırlı olduğunu düşünsemde bu ayrılığın insanın içi buruluyormuş çok sevdiği bir arkadaşından ayrılır gibi...

10 Mart 2010 Çarşamba

9 Mart 2010 Salı

Gelin oldum da aylar geçti....

Ha bugün ha yarın diyodum ki büyük gün geldi çattı koşturmacalar biraz gözyaşı bolca kahkaha derken evime sevdiğime kavuştum. Aylarca süren hazırlıklar, bol stres, telaş hepsi bi anda sona erdi. Meğerse ne kadar çabuk geçiveriyormuş nikah günü. Erkenden kalk hazırlan, foto çektir, memura evet de akşam olsun göbek at eğlen derken bi baktık bitivermiş gün. Tatlı bi yorgunluk şimdi en net hatırladığım. En büyük korkum gelinlikle nasıl olacağımı bilememekti ama onu da aştık bu gelinlik denen şey insanı bir anda prensese çeviriyormuş ben diyenlerin yalancısıyım. :)
Bugün itibariyle iki aylık evliyim ilk günler bocaladığım bu duruma şimdilerde fazlasıyla alışmış durumdayım meğerse hayat kendiliğinden şekillendiriveriyormuş insanı. Ne diyebilirim ki darısı isteyen herkese olsun. Buralardayım yazamasamda takip ediyorum herkesi, daha sık görüşücez inşallah...

2 Ocak 2010 Cumartesi

Son hafta...

Geldim bi uğrayıp hemen gideceğim. Son günlere geldik, hazırlıkları yaptık, organizasyonu sağladık, artık işin eğlence kısmını yaşamayı bekliyorum. Fazlasıyla gergin geçirdiğim bi dönem oldu. Her ne kadar eğlenerek işleri yapayım istesemde pek beceremedim. Fazla detaycı olmanın acısını çektim aslında hala da çekiyorum çaktırmayın... Neler yaptık söylemek gerekirse ev yerleşti, halılar, perdeler, avizeler herşey hazırlandı. Evdeki eşyalarımı toparlayıp yeni yerlerine yerleştirmekle uğraştım. Davetiyeler , nikah şekerleri ayarlandı. En önemlisi gelinlik ve damatlık teslim alındı. Koştuk koştuk son haftaya geldik haftaya bugün hatta bu sattlerde evli bir kadın olacağım. Rüyada gibiyim yapılan işler, hazırlıklar sanki benim için değilmiş gibi, alışmak için farkına varmak için daha ne bekliyorum bilmem tek bildiğim heyecan bastığı. Aslında hafiftende korkuyorum, buruluyorum sanki. Ayrı bir hayata adım atmak ailemden ayrı bir evde yaşayacağım hissi içimi tırmalıyor. Gideceğim yerde beni seven adamın olacağını biliyorum mutlu huzurlu olacağımdanda şüphem yok ama evdekilerin gözlerine bakınca ağlamamak için zor duruyorum çünkü onlarda öyle bakıyor... Evlilik demirden bilye diyenler çok fazla becerebileceğim dimi o eve girdiğimde işler bi anda hallolmaya başlayacak ben mutlu huzurlu bir düzen sağlamış olacağım değil mi. Uçağa binmek gibi yaşamadan öğrenemeyeceğim acaba korkmalımıyım gerçekten. Az kaldı öğreneceğim... Nikah öncesinde yine yazmaya çalışacağım olmadı yeni evimde yeni hayatımla merhaba diyeceğim size....

10 Aralık 2009 Perşembe

Şimdi Haberler ....

Biliyorum yazıcam, arayı uzatmayacağım demiştim ama bu evlilik hazırlığı öyle bir koşturmacaymış ki nefes alacak vakit bulamıyorum aklım blogumda olduğu halde yazamadım. İşler o kadar hızlandı ki hergün yeni bir şey çıkıyor halletmek gereken. Öncelikle büyük gün belli oldu onu söyleyeyim nikah tarihimizi aldık "9 Ocak 2010" artık gün sayıyoruz evliliğimiz için. Bu gelişmenin dışında bolca alışveriş, ev temizliği ve yerleşme telaşı var buralarda. Gelinliğim dikilmeye başlandı; hafta sonu ikinci provam var. Söylerlerdi de inanmazdım insan o kumaşları gördükçe, üzerinde parçalar birleşmeye başladıkça dünyanın en güzeli sanıyor kendini :) Bunların dışında evde çamaşır ütü telaşı bir çeyiz çıkarma çabası var ki sormayın gitsin evin her köşesinden bir parça eşya çıkıyo grupluyoruz, paketliyoruz evimize taşımak için. Dün ve bugünse evimizin mutfak eşyalarını yerleştirdik yavaş yavaş yeni yaşam alanımız sıcaklığını kazanmaya başladı. Dolaplar doldukça bana da heyecan basıyor. Bu arada benim bu koşturmacanın arasında davetiye, şeker, gelinlik ayakkabısı, damatlık, kına kıyafeti, makyöz, balayı yeri gibi konuları halletmem gerekiyor. Ankaralı arkadaşlara sorarım tanıdığınız bildiğiniz iyi bir makyöz var mıdır?? Yardımınıza ihtiyacım var...
Uzun uzun yazamıyorum çünkü feci yorgunum gelişmelerden haberler vermeye devam edeceğim ;)

17 Kasım 2009 Salı

Neler olmuş neler...

En son sevgilişin iş bulduğunu ve evimizi tuttuğumuzu anlatmıştım ya aslında bunlar hiçbişeymiş. Meğerse hallolması gereken daha bi dünya iş varmış. Ev temiz bakımlı diyorduk ki nazar değdirdik öncelikle küvetin kırık olduğu ortaya çıktı sonra da kombimizin arızalı olduğu :( yaklaşık on gündür evsahibini kovalıyoruz gelip bu konulara müdehale etsin diye hala bir ses yok sabırla beklemeye devam ediyoruz. Bu telaşelerin arasında geçen hafta sonu sevgilişin memleketine gittik; ordaki bütün eşyalarını kılık kıyafeti toplayıp evimize getirdik. Ayrıca oraya gitmişken mobilyalarımızı ve ordan gelecek olan beyaz eşyaları da yola çıkmadan önce son bir kez daha görüp kontrol ettik. Bu hafta sonu bütün mobilyalarımız eve girmiş olacak :) Geçen gün de benim evdeki beyaz eşya ve yatağım götürüldü artık sevgilişin evde kalabilmesi için bütün ortam hazırlanmış oldu. Bu konudan bahsetmişmiydim bilmiyorum sevgiliş nikah öncesi evimizde yaşamaya başlayacak. Artık göçebe misali bi gün ablasında bi gün kuzeninde kalmak zorunda olmayacak...Bütün bunlar olurken araya gelinlik mevzusunuda sıkıştırdım artık nerde diktireceğim belli oldu, kumaşlarımı da seçtim bayram sonrasında dikimi başlıyor. Sezonun sakin olması sebebiyle yirmi gün sonunda gelinliğimin hazır olacağını söylediler.
Bugün itibariyle kayınvalidemler Ankara'da olacak aileler bir araya gelip nikah tarihini konuşacak, cumartesi günü evimizde toplaşıp gelen eşyaları karşılayacağız, planlamalar yapacağız... Günler dolu ve hızlı geçiyor nasıl hissediyorum diye sorarsanız iyiyim ama hala evlenen benmiyim diye soruyorum kendime inanamıyorum bi türlü...
Gelişmelerle burada olacağım görüşmek gülüşmek üzere :D

4 Kasım 2009 Çarşamba

100. Yazı - Bir iş bir ev :)

Uzun uzunn bir aradan sonra neler oldu neler bitti yazmak için sabırsızlanır buldum bugün kendimi, günün daha erken saatlerinde bilgisayar başına oturmayı planlasamda bu aralar olan koşturmacalardan ötürü gerçekleşemedi bu istediğim...

Evettt... Ortalardan kaybolmak zorundaydım çünkü fazlasıyla gergin, endişeli ve depresif bir ruh halindeydim. Aşkımın askerden gelişinden sonra girdiğimiz iş bulma çabası bizi fazlasıyla yıprattı ama artık sevgilimin bir işi var. Yeni başladı henüz çok taze ama artık bir işi, uğraşı var. Aşkım kendiyle kavga etmekten gelecekten endişe etmekten bir nebze kurtuldu yüzü gülmeye başladı. Tabii onun yüzü gülünce benimde yüzüm gülüyor :)

İş bulundu ve daha güzel bir aşamaya geldik ev arama maratonuna giriştik Ankaranın soğuk günleri bizi fazlasıyla zorlasa da bu işinde üstesinden geldik ve dün akşam evimizi tuttuk. Artık anahtarlarımız elimizde şaşkın şaşkın birbirimize bakıyoruz. Bizim diyebildiğimiz bir ev kutu gibi sevimli, sıcacık belki de bana öyle geliyor ama şu anda hiç bi ev benim evimden güzel olamaz gibi geliyo fazla megolaman oldum galiba kontrata imza attıktan sonra ... Artık akışına bırakılacak herşey hazır oldukca eşyalar gelecek tek tek yerleşecek dolaplar çekmeceler :) Bu gelişmeler olurken nikah tarihi ne oldu diye merak edenler için şunu diyebilirim her an herşey olabilir Ankara dışından kayınvalide ve kayınpederimin gelmesi ile bu konuda da bi karara varılacak. İşler bu kadar ilerledi ya gerisini düşünmez oldum bugünlerde herşey zamanı gelince olup bitecek diyorum kendimce. Şu an şaşkınlığımı ve mutluluğumu yaşamak istiyorum sadece...

13 Ekim 2009 Salı

6 Ekim 2009 Salı

Sakinim...

Yeni bir dönem, yeni bir bekleme süreci; bekliyorum sabırla, sakinlikle...
Biliyorum gelecek o günler...

2 Ekim 2009 Cuma

...

İyi bişeylere ihtiyacım var hep korkarım daha beter şeyler gelecek başımıza diye susarım ama artık dayanamıyorum. Kayınpederimin rahatsızlığından sonra çok şükür iyileşti operasyonlar oldu bitti ama bizim evimizin içindeki kopan fırtınalar bi türlü dinmedi. Kardeşim erkek arkadaşından sorunlu bir şekilde ayrıldı, ailem bütün olan bu kavgalardan ve iniş çıkışlardan sonra bu ilişkiyi desteklemekten vazgeçti, kardeşim şimdi hem ayrılık acısı çekiyor hemde ayrıldığı çocuğun kabahatlerini ailem kabul etmiyor diye bize cephe alıyor. O kadar yoruldumki arada köprü görevi görmeye çalışmaktan asık yüzler görmekten. Ben sanıyordumki sevgilim askerden geldiğinde herşey yoluna girecekti biz heyecanlı, mutlu bir koşturmacaya girecektik ama şu anda hayat bizim dışımızda herşeyle uğraştırıyor, üzüyor bizi. Ne diyebilirim ki Allah beterinden korusun tabiki ama cidden yorulduğumu ve kırgın hissettiğimi söyleyebilirim.

29 Eylül 2009 Salı

Aradan sonra...

Günler saydım, sabırsızlandım, bekledim ve nihayet kavuştum... Oldukça hareketli , heyecanlı, sevinçlerle ve hüzünlerle dolu günler geçirdik. Uzun uzun anlatmak istiyordum ama içinde bulunduğum durumdan ötürü maddeler halinde hızlı bir özet geçeceğim. Özlemişim....
  • 17 eylül sevgilimi askeriyeden teslim alıp hürgeneralliğini ilan ettik...
  • 18 eylül sevgilim ve ben mer.sine gittik sevgilim hastalandı dizanteri oldu iki gün kafasını kaldıramadan yatak döşek yattı...
  • 18 eylül ablamın gelinliği için son provaya gidildi. Gördümki bana anlattığı gelinliğinin benimkiyle uzaktan yakından alakası yokmuş itiraf etmeliyim ki içim rahatladı. Hiç birimizin hayalleri içimizde kalmayacak.
  • 19 eylül ablamın evinde son rötuşlar yapıldı eşyalar konusunda gelinlik kadar şanslı değilmişiz malesef bizimkinin nerdeyse aynısı olan eşyalarla bir ev düzenlemesi yapılmış. Hızlıca kendi mobilyalarımızın renginde ve şeklinde değişikliğe karar verildi.
  • 21 eylül ablamın kına gecesi yapıldı kalabalık, gürültülü ve hızlı bir geceydi...
  • 22 eylül büyük gün kuaförde hazırlık, fotograf çekimi, nikah, düğün derken bir bakmışız evlenivermişler. Darısı bizimde başımıza olsun dedik durduk...
  • 23 eylül ailelerle mobilyacımıza gidildi, koltuk kumaşlarımız ve renkleri için son talimatlar verildi, artık üretime geçme zamanı.
  • 24 eylül sevgilişimle başbaşa kalabildiğim ve bize ait saatler geçirebildiğimiz tek gün... Deniz kenarına gidip, yüzüp, sessizliği dinleyerek son kalan güneşi içimize sindirdiğimiz mutlu huzurlu tek günümüz...
  • 25 eylül Anka.raya dönüş günümüz, sevgilişim ilk iş görüşmesini yaptı. Anladıkki piyasa gerçekten çalkalanıyor emekler ne kadar ucuza gidiyor...
  • Bir şehirde nikah diğer şehirde düğün kararından vazgeçtik gibi bütün bu teferruatlarla ezilmek yerine kolay olanla hayatımızı birleştirip bir arada olmak istiyoruz sadece...
  • 26 eylül kayınpederimin rahatsızlandığı haberi geldi, sevgilişim acil olarak mer.sine geri döndü... Anjiyo yapılması kararı çıktı doktorlardan...
  • 27 eylül haylaz kardeşimin doğum günü... İyiki doğdun iyiki varsın diyorum sana haylazım...
  • 28 eylül heyecanla beklenen bir anjiyo operasyonu sonucunda çıkan tıkalı damarlar ve stent operasyonu için yeni bir bekleyiş...
  • Bugün... İş yerinde berbat geçen saatler, durgunluk, isteksizlik, özlem, sevgilişin yanında olamamak...

15 Eylül 2009 Salı

Seyahat planımız...

Yarın çarşamba aşkımın asker olarak son günü ve biz yarın gece ailecek yola çıkıp Af.yondan sevgilişi alacağız Ankaraya geri döneceğiz. Gün içinde hasret giderme heyecanını saymazsak büyük ablamız ve ailesi bize iftara gelecek, askerimizi fazla yormamak adına bizde toplanmayı uygun gördük. Sonrasında Perşembe gecesi aşkım ve ben Mer.sine ailesinin yanına gitmek için yola çıkıyor olacağız. Ve cuma askerimiz ve ailesinin kavuşması eminim çok duygulu hasret dolu anlar yaşayacağız. Mer.sinde bizi koşturmacalı günler bekliyor olacak. Neler yapılacak diye şöyle bir hızlıca düşününce ablamın son gelinlik provası, evinin son işlerinin toparlanması, düğün için sevgilişle yapılacak olan alışveriş, kına gecesi ve düğün için yapılacak olan rutin koşturmacalar ve bütün bunların yanında sevgiliş ve benim -havalar müsade ederse- denize girme hevesimiz, dinlenme çabalarımız olacak :)
Bayram haftası bizim için yorucu olacak biliyorum ama sevgilişimin yanında olmaktan ötesi yok benim için. Bütün bu koşturmacalardan sonra benim için yeni bir dönem başlıyor olacak Ankaraya geri dönüp öncelikle aşkımın iş konusunu çözümlemeye çalışacağız sonrasında ev tutma ve düğün dernek hazırlıklarımız...
Ankaraya döndükten sonra bayram zamanını detaylıca anlatacağım bir süre buralarda olamasamda eminim geri dönüşüm muhteşem olacak :) görüşmek gülüşmek üzere....

Şafak doğan güneş...

Sonunda oldu geldi gelecek derken son güne geldik yarını atlatınca sevgilişimin askerliği bitiyor. İçim kıpır kıpır gün bitsede yola çıksam askeriyenin kapısında aşkıma kavuşsam diye bekliyorum. Bu serüven için şunu diyebilirim ki gerçekten zormuş Allah sadece asker değil uzakta, ayrı olan bütün sevenleri kavuştursun. Blogumu takip eden arkidişlerim kahrımı çok çektiniz hepinizi çok seviyorum çok teşekkür ederim size iyiki varsınız :)

13 Eylül 2009 Pazar

Ha gayret

Sevgiliş için son nöbet ve silah bırakma günü, kalan üç günde misafircilik oynayacaklar galiba :)